Detaylı bilgi için galabet adresini ziyaret edebilirsiniz.
Böbrek taşlarının oluşumunda en önemli faktörlerden birinin basit bir su tüketim ihlali olabileceği belirtiliyor. 17 Haziran 2026 ‘da yer alan habere göre, günlük yaşamın koşuşturmacası içinde birçok birey yeterince su içmeyi unutuyor. Uzmanlar, özellikle sıcak aylarda yetersiz sıvı alımının böbrek taşı riskini artırdığını vurguluyor.
Türkiye’nin coğrafi ve iklimsel yapısı, böbrek taşı hastalığının yaygın görüldüğü bölgeler arasında yer almasına neden oluyor. Son yıllarda bu hastalığın görülme sıklığında da kayda değer bir artış gözlemleniyor. Op. Dr. Akif Ersoy Erkmen, böbrek taşı sorununun sadece yaşlı bireylerde değil, genç yetişkinler ve çocuklarda da ortaya çıkabildiğini ifade etti.
Yeterli sıvı alımının böbrek sağlığını korumada kritik bir rol oynadığını belirten Erkmen, “Genetik faktörler, beslenme alışkanlıkları ve hareketsizlik gibi unsurlar önemli olsa da en temel sebep yetersiz sıvı tüketimidir” dedi. Böbrekler, vücuttaki atık maddeleri idrar yoluyla uzaklaştıran hayati organlardır. Yetersiz sıvı alımı durumunda idrar miktarının azaldığını ve bunun sonucunda idrarın yoğunlaşarak taş oluşumuna zemin hazırlayabileceğini de sözlerine ekledi.
Erkmen yaz aylarında terleme nedeniyle daha fazla sıvı kaybı yaşandığını ve bunun böbrek taşı riskini artırdığını belirtti. “Çay, kahve veya gazlı içecekler suyun yerine geçmez,” diyen uzman, günlük sıvı ihtiyacının büyük bir kısmının doğrudan sudan karşılanması gerektiğini vurguladı. Sıcak havalarda artan sıvı kaybının telafi edilmemesi durumunun idrarın yoğunlaşmasına yol açarak taş oluşumunu kolaylaştırabileceğine dikkat çekti.
Dışarıda çalışanlar veya uzun süre güneş altında kalan kişilerde sıvı kaybının daha fazla olduğunu hatırlatan Erkmen, sıcak havalarda su tüketiminin artırılmasının önemine değindi. Susuz kalmadan düzenli aralıklarla su içmenin gerekliliğini anlattı. Böbrek taşlarının çoğu zaman herhangi bir belirti vermeden büyüdüğünü aktaran uzman, taşın idrar kanalına düşmesi durumunda ani bel ağrıları gibi belirtilerin ortaya çıkabileceğinin altını çizdi.
Erkmen ayrıca, bireylerin günlük olarak 2-2,5 litre kadar sıvı tüketmeleri gerektiğini belirtirken bu miktarın hava koşullarına ve fiziksel aktiviteye bağlı olarak değişebileceğini ifade etti. Özellikle sıcak havalarda çalışan ya da düzenli spor yapan kişilerin sıvı ihtiyacının daha fazla olabileceği konusunda uyarıda bulundu. İdrar renginin takip edilmesinin de yeterli su alımını değerlendirmede pratik bir yöntem olduğunu söyledi; açık sarı renk genelde iyi bir hidrasyon seviyesini gösterirken koyu renk ise susuzluğun belirtisi olabilir.
Bu nedenle gün boyunca düzenli aralıklarla su içmek büyük önem taşımaktadır.
Güncel erişim için galabet giriş sayfasını inceleyebilirsiniz.